Akdeniz Anemisi Nedir? Akdeniz Anemisi Belirtileri ve Tedavisi

Akdeniz Anemisi Nedir? Akdeniz Anemisi Belirtileri ve Tedavisi
17.05.2019
104
A+
A-

Akdeniz Anemisi Nedir?

Bu hastalık daha çok Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde görülür. Burada doğacak çocuklara ebeveynlerinden bir gen geçişi sebebiyle geçen kalıtımsal bir hastalıktır. Tıp dilindeki adı ise Talasemi’dir. Bu hastalık hemoglobinin yapımında ortaya çıkan bozukluktur. Bu kişilerin kanındaki hem ve globin parçalarından birinin eksik olması ya da yetersiz kalmasıyla görülür. Günümüzde bu rahatsızlık dünyanın birçok ülkesinde görülen bir kan hastalığı olmakla birlikte tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Genelde bu hastalığın olduğu çocuklarda kemik iliği tedavisi uygulanır.

Anne ve baba ikisi de bu geni taşıyorsa çocuklar da yüzde 25 oranında bu hastalıkla doğar. Ancak ebeveynlerden sadece biri bu geni taşıyorsa çocuklarda hastalık görülmez. Bu hastalığın olduğu çocuklar; kansızlık, dalak büyümesi, enfeksiyona riski, gelişmede gerilik, yüz kemiğinde değişme, karaciğer, kalp ve pankreas sorunları yaşayabilir.

Akdeniz Anemisi Türleri

  • Talasemi Minör: Bu genin taşıyıcılığı, talasemi minör hastalarında ortaya çıkar. Bu hastalıkta günlük yaşamda değişiklik olmaz. Belirtiler hiçbir şekilde ortaya çıkmaz. Bir tek doğan çocuklar sadece geni alırlar ve bu durum evlenmeden önceki kan testlerinde belli olur.
  • Tasasemi Majör: Akdeniz anemisi hastalığının en sıkıntılı türü olarak bilinir. Taşıyıcı ebeveynlerden bozuk gen alarak doğan çocuklarda görülür. Bebekler 6 aylıkken hastalık başlar. Derin kansızlık, gelişmede gerilik, sarılık gibi belirtiler ortaya çıkar. Tedavi edilmezse kalp yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilir.
  • Talasemi Intermedia: Akdeniz anemisi rahatsızlığının ara formu olarak bilinir. Yani belirtiler minör kadar hissedilmez değildir. Ancak majör kadar ağır da olmaz. Şikayetler iki yaşından sonra başlar ve ömür boyu sürer.

Akdeniz Anemisi Belirtileri

  • Sürekli halsizlik hali
  • Gözlerde sarılık görülmesi
  • Dalakta bariz büyüme
  • Yüzdeki kemik şekillerinin bozulmaya başlaması
  • Solgunluk durumu
  • İştahta azalma
  • İdrarda koyulaşma başlaması

Akdeniz Anemisinde Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

  • Akdeniz anemisi hastalarında demir birikimi olur. Bu yüzden doktor söylemeden vitamin ve demir takviyeleri alınmaz.
  • Hastalar sürekli ellerini yıkamalı ve hasta kişilerden sakınarak enfeksiyonlara karşı vücut korunmalıdır. Bu amaçla Hepatit B, menenjit, pnömokok gibi aşılar yaptırılabilir.
  • Dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı yapılarak vücuttan giden enerji yeniden alınmalıdır. Kırmızı kan hücrelerini oluşturmak için folik asitli besinler tercih edilebilir.
  • Akdeniz anemisi hastalığını bulmak için sağlık kontrolleri yapılmalıdır. Evlenenler bazı tedavi önerilerine uyabilirler. Ayrıca evlenmeyi düşünen çiftler için tam teşekkülü bir sağlık kuruluşunda check up yapılabilir. Böylece doğacak çocuk için bir önlem alınmış olur.

Akdeniz Anemisi Tedavi Edilmediğinde Ortaya Çıkabilecek Sorunlar

  • İnce ve gevrek yapıya gelen kemik
  • Konjestif olarak görülen kalp yetmezliği
  • Pramatüre bebek durumu
  • Karaciğerde, dalakta ve kalpte büyüme
  • Ekstramedüller eritropoietik doku timörü

Akdeniz Anemisi Tedavisi

Akdeniz anemisi hastalıkları türüne göre farklı tedavi yöntemleriyle iyileştirilir. Hastaların büyük bir bölümüne kan nakli yapılır.  Bu durumda hemoglobin değeri 9.5 g/dl üzerinde seyretmelidir. Kan nakli yapılan hastalarda çoğunlukla karaciğer, dalak, pankreas, kalp ve karaciğer organlarında hücre hasarı ortaya çıkar. bu yüzden demir birikimini azaltmak adına 3 yaşından itibaren bir ilaç uygulaması yapılır.

Majör hastaları sürekli gözetimde olmalıdır. Yoğun kansızlık görülen bu hastalara devamlı kan nakli gerekir. Ayrıca sürekli folat takviyesi de yapılır. Ancak bu durumda en etkili tedavi kemik iliği nakli yapmaktır. Bu tedavi yönteminde başarı oranı %50 ile %98 arasında bulunur. Kök hücre kaynağı olabilecek kardeş, anne, baba ya da kordon kanı bu durumda kullanılır. İntermedia hastalarında kan nakli olmasına gerek yoktur. Ancak tedavi süreci sürekli olup hasta sürekli izlenmelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.